23.01.2008

'Tufan'a İlişkin bir Nokta

Pazartesi, Mayıs 14, 2007

‘Tufan’- ‘Afet’ konusunu, değişik yanlarıyla incelediğimizde, bu anlatımı, «merkezi (bir) doğal sel baskını» haliyle yorumlamanın çok yanlış olduğunu; şimdi adına ‘sel baskını Tufan’ denilen olayın, Mezopotamya toplulukları tarafından, değişik biçimlerde uygulanan insan kurban ritüelleri olduğunu ve zamanla «afet, sel, kar-kış, veba-hastalık » vb. olarak tanımlandığını görmüştük.

Muazzez hanım, kendi çevirdiği Akado-sammaru kayıtlarına dikkatle baksaydı, orada tek ve-ya merkezi bir “doğal sel baskını”ndan değil, sistematik olarak başvurulan bir ritüelden bahsedildiğini görebilirdi. Çünkü Tufan, o tabletlerde, kutsal me’ler arasında yer alan ve düzenli olarak uygulanması gereken bir yasa maddesi, bir kurum olarak yer alır. Eski tabletlerde, ‘sel baskını’ ; ‘su taşması’ haliyle çevrilenler de, bizim şimdi «Tufan» olarak tanıdığımız kavramın farklı ifadeleri idi ve tabletlerde çok sayıda örneği bulunmaktadır.

Ateş kültüne bağlı Musacılıkta, bir hafta veya üç gün boyunca süren veya belirlenmiş günlerde başlayan ve belirlenmiş günlerde biten; dini metinlerde hastalık’ veya salgın hastalık’ gibi motiflerle gizlenmeye çalışılan olaylar da, “yakma”, “canlı toprağa gömme” vb. yollarıyla sunulan “insan kurban törenleri”nin gizlenmiş ifadeleriydi. Bunlar da, tarihte “afet”, “felaket” olarak “Tufan” türlerindendirler ve açıktır ki, bunların “felaket” olarak algılanması, insan kurban törenlerinin artık kötülenmeye başlandığı dönemlere has olmalıdır veya bu tür törenlere kurban veren topluluğun olguyu -negatif yönüyle- yaşıyor olmasından ötürü artık böyle değerlendiriliyor olmalıydı. Kurban sunucu topluluk bakımından “afet”, “yıkım”, “salgın hastalık”, “veba”, “yangın” olarak yaşanan bu törenler, karşı toplum birim tarafından “bayram”, “şenlik”, “ziyafet” özellikleriyle algılanır ve tanınırlardı.

Kuran’da başka bir noktayı incelerken, hem Nuh Tufanı dışında da , «sel-su baskını » anlamıyla Mısır’a ilişkin olarak da Tufan teriminin kullanıldığını ve hem de, bu Tufan’ların, farklı tercümlerde, takvimli özellik gösterir tarzda aktarıldığını fark ettim.

Bu tercümelerden, aşağıda yer alanlarının hangisinin, orijinal ifade ile tam uyumlu olduğunu ben bilemiyorum. Aralarında bazı farklar var.

Eski toplumun ifadeleri, o döneme ait gerçek olgulardan uzaklaşıldıkça, o uygulamalar pratik olarak tarihe gömüldükçe, utanç ve gizleme duygularıyla bir dizi örtücü kavram ortaya çıkmış olmalı. Yamyamlık edimi uygulayan topluluk veya onların dini hiyerarşisi, zamanla bu işlemini ya kendini iyice gizleyerek, içe kapanarak ( genel olarak gizli ayin yapan din veya tarikatlarda bu tür yamyamlık törenleri kalıntıları buluruz) veya olmadık anlamsız kavramlar, tanımlar icadedip onların ardına gizleyerek, sonraki dönemlere taşımıştır.

Bu tercümelerin denetlenme olanağı bulunabilirse, belki, bu konuda Nuh Tufan’ı anlatımında ‘kaynayan gemi kazanı’ gibi ifadelerine daha önce dikkat çektiğimiz Kuran’ın bu bölümü daha doğru yorumlanabilir hale gelebilir.

****

A'RÂF SURESİ(133)

Biz de onlara (birer ay fasıla ile ve birer hafta devam etmek üzere) bir mucize olarak ayrı ayrı,birbiri ardınca tufan, çekirge, haşerat, kurbağa ve kan gönderdik.

Kuran-ı Kerim ve meali

(açıklamalı)

Tashih: İsmail Kurt

Çevik matbaacilik-1985

DİYANET MEALİ:

Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşerât), kurbağalar ve kan gönderdik.

MUHAMMED ESED :

Bunun üzerine, Biz de onlara selleri, çekirge [baş haşereleri, kurbağaları ve kan[a dönüşen suyu] musallat ettik;

E.HAMDİ YAZIR:

Biz de kudretimizin ayrı yarı mucizeleri olmak üzere başlarına tufan, çekirge, haşereler, kurbağalar ve kan gönderdik.

Y.NURİ ÖZTÜRK:

Biz de onlar üzerine, açık açık mucizeler olarak tufan, çekirge, haşarat, kurbağalar ve kan gönderdik;

KERİM SUAT YILDIRIM:

Biz de kudretimizin ayrı ayrı delilleri olarak onların üzerine tufan gönderdik, çekirgeler gönderdik, haşerat gönderdik, kurbağalar gönderdik, kan gönderdik.

Bunun üzerine, ayrı ayrı mucizeler (ayetler) olarak üzerlerine tufan, çekirge, buğday güvesi, kurbağa ve kan musallat kıldık. http://www.biriz.biz/kuran/araf/07araf3.htm

**
Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşerât), kurbağalar ve kan gönderdik.

(http://www.buch-diyanet.de/meal.asp?page_id=165)

***

Altı gün sürmüştü Tufan..!

Nuh Dileği...

Töre ve Tören Kaynakları...

Tufan’dan Önce-Tufan’dan Sonra

Tufan’dan Önce-Tufan’dan Sonra-2

Tufan’dan Önce-Tufan’dan Sonra-3

Tufan'dan Önce- Tufan'dan Sonra-4

Tufan'dan Önce- Tufandan Sonra-5

Tufan'dan Önce- Tufandan Sonra-6

'Tufan' Bir Ayin'di !

Eski Toplumda 'Veba', 'Atsineği' ,'Sağanak Yağmur' (Tufan)...

KUTSAL TUFAN'LAR...-1

Kuran ve Tevrat'ta 'Kutsal Tufan' anlatımı-2

TUFAN KAVRAMLARI

TUFAN SONUÇLARI...

«Yaratılış»tan Tufan’a..

Sümer Oluşumu ve Larsa Kıraliyet Listesi...